MercekPort.NET  
Fıkıh Kösesi Fıkıh Kösesi forumu
Yeni Konu aç Cevapla

Mezhepler hakkında bilgi

[Download: 769 | cevap: 4]
 
Paylas Seçenekler
Alt 22.02.09, 16:04   #1
ReaL FrieNd ; )

Post Mezhepler hakkında bilgi


Mezhepler hakkında bilgi

Mezhep (Arapça: مذهب mazhab, çoğ. مذاهب‎ mazāhib), bir dinin çeşitli görüş ayrılıkları nedeniyle ortaya çıkan kollarından herbirine verilen isimdir.

İslam dininde Sünni ve Şii olmak üzere 2 ana mezhep vardır. Bu mezhepler de çeşitli açılarından kendi içinde alt mezheplere sahiptir.

Sünniler günümüzde inanç açısından Maturidilik ve Eşarilik, fıkhi açıdan da sırayla Hanefi, Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerine bağlıdırlar. Bu dört mezhepten ilki olan Hanefi mezhebi Maturidilik'e diğer üç mezhep ( Şafii, Maliki ve Hanbeli ) ise Eşarilik'e bağlıdır. Bu mezhepler dışında, Sünnilik'te icma-i ümmete, kıyasa ve reye başvurulmasını kabul etmeyen, her sorunun çözümünü Kur'an'da, sünnette, sahabe ve tabiunun görüş ve uygulamalarında arayan bir grup daha vardır; bunlar Selefiyye veya Selefiyyun ( geçmişe bağlılar ) olarak anılır. Bu düşünceye bağlı olanlar ortaya çıkan yeni sorunlara çözüm bulmakta yetersiz kaldıkları için fazla yandaş kazanamamışlardır. Hanbeli mezhebi Selefiyye anlayışına en yakın Sünni mezhep olarak tanınır.

Şiilerin günümüzde bağlı olduğu en büyük fırka ise İmamiye ( Caferiyye ) dir. Bunun dışında sayıları az olmakla birlikte Zeydiyye ve İsmailiyye fırkaları da günümüze ulaşmıştır.

İtikadi Açıdan Mezhepler İtikadi açıdan mezhepler iki tanedir.

# Maturidi mezhebi; İmam Maturidi tarafından kurulmuştur.
# Eş'ari mezhebi; İmam Eş'ari tarafından kurulmuştur.

Bu iki mezhep temelde birdir. Ancak teferruata ait kırka yakın konuda fikir ayrılığına düşmüşlerdir. Fikir ayrılığına düştükleri konular sadece ayrıntılardan ibarettir.

Ameli Açıdan Mezhepler Ehl-i Sünnet itikatında, ameli konularda dört mezhep vardır:

# Hanefi mezhebi; İmamı Azam Ebu Hanefi tarafından kurulmuştur.
# Şafii mezhebi; İmam-ı Şafii tarafından kurulmuştur.
# Hanbeli mezhebi; İmam-ı Hanbeli tarafından kurulmuştur.
# Maliki mezhebi; İmam-ı Malik tarafından kurulmuştur.

Mezhepler hakkında bilgi Indir


Facebook

 
Alt 22.02.09, 16:05   #2
ReaL FrieNd ; )

Hanefi mezhebi hakkında bilgi


Hanefi mezhebi hakkında bilgi

İslamiyette Ehl-i sünnet itikadındaki dört hak mezhepten birincisi. Diğerleri Maliki, Hanbeli ve Şafii mezhebleridir. 'Hanefi mezhebi, ( Arapça: حنفى مذاهب ) İslam dininin sünni fıkıh mezheblerinden biri. Hanefilerin itikatta (inanaçta) mezhepleri ise maturidiyedir. İsmini kurucusu Ebû Hanife'den (Numan bin Sabit) ( 699- 767) alır. Türkistan, Afganistan, Türkiye, Hindistan ve Pakistan'da yaygındır. Hanefi mezhebi dört sünni mezhebin nüfus açısından en genişidir. Takipçileri tüm İslam aleminin yaklaşık %45'ini oluşturmaktadır. Diğer üç mezhep Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhepleridir.

İslamiyette, imanda, itikatta tefrikaya, ayrılığa izin verilmemiştir. Resulullah efendimizin inandığı ve bildirdiği ve Eshab-ı kiramın naklettiği gibi iman eden Müslümanlara “Ehl-i sünnet ve’l-cemaat” veya kısaca “Sünni” denir (Bkz. Ehl-i Sünnet). Sünni büyük İslam müctehidleri tarafından Kur’an-ı kerim ve hadis-i şeriflerde hükmü açıkça bildirilmemiş olan ibadetlerin ve günlük muamelelerin tarifinde ve yapılışında, her bir müctehid tarafından farklı ictihadlarla gösterilen ve Allahü tealanın rızasına kavuşturan yollara “ameli mezhepler, bu yolu gösteren İslam alimine de mezheb imamı” denilmiştir. Mezheb imamı olan büyük İslam alimlerinin aralarındaki böyle ictihad ayrılıklarına dinin sahibi izin vermiş ve bu hal her zaman ve her yerde Müslümanların İslamiyete dosdoğru uymalarını temin ederek Müslümanlar için rahmet olmuştur (Bkz. Mezheb, İctihad). Nitekim hadis-i şerifte; “Âlimlerin mezheblere ayrılması rahmettir.” buyrulmuştur.

Hanefi mezhebi, İmam-ı A’zam Ebu Hanife’nin yoludur. Ehl-i sünnet itikadında olan Müslümanlardan, amellerini, ibadetlerini bu mezhebin hükümlerine uyarak yapanlarına “Hanefi” denilir. “Hanif”, doğru yolda olanlar; “Ebu” da, baba demektir. “Ebu Hanife”, doğru yolda olanların babası, reisi manasına kullanılmıştır. (Bkz. İmam-ı A’zam)

Hanefi mezhebinin kurucusu: İmam-ı A’zam Ebu Hanife’dir. İmam-ı A’zam 699 (H.80) tarihinde doğup, 767 (H.150) tarihinde vefat etmiştir. Din bilgilerini, hocası Hammad bin Ebi Süleyman’dan öğrendi. Hammad’ın hocası İbrahim Nehai idi. O da Alkame bin Kays’tan öğrendi. Alkame’nin hocası Abdullah ibni Mes’ud’dur (radıyallahü anh). Bu zat, Eshab-ı kiramdan olup, din bilgilerini Peygamber efendimizden öğrenmiştir.

İmam-ı A’zam Ebu Hanife, 4000 kişiden ilim öğrenmiştir. Fıkıh bilgilerini toplayarak, kısımlara, kollara ayırdığı ve usuller, metodlar koyduğu gibi Resulullah’ın ve Eshab-ı kiramın bildirdiği itikad, iman bilgilerini de topladı, yüzlerce talebesine bildirdi ve Ehl-i sünnetin reisi oldu. Fıkıhta beş yüz binden fazla mesele çözdü, kaideler ve usuller koydu. Bütün dünyada tatbik olunan İslami hükümlerin dörtte üçü İmam-ı A’zam’ındır. Kalan dörtte birinde de ortaktır. İslamiyette ev sahibi, aile reisi odur. Diğer bütün müctehidler (mezheb alimleri), onun çocukları gibidir.

Hanefi mezhebindeki usul: İmam-ı A’zam’ın, talebelerinin ve kendisine sual soranların dini müşküllerini hallederken ortaya koyduğu ve takib ettiği usuller, Hanefi mezhebinin temel kaideleri olmuştur. İmam-ı A’zam, dini müşküllerin hallinde sırasıyla şu kaynaklara, yollara başvurmuştur:

1. Kur’an-ı kerim ve hadis-i şerifler: İmam-ı A’zam da, diğer müctehidler gibi, bir işin nasıl yapılacağını, Kur’an-ı kerimde açıkça bulamazsa, hadis-i şeriflere bakardı. İctihadlarında Peygamberimizin sünnetine tabi olmakta, herkesten ileri gitmiş, mürsel hadisleri bile müsned hadisler gibi sened olarak almıştır. (Bkz. Hadis)

2. İcma ve Sahabe kavli: Bir iş hakkında hadis-i şeriflerde de açıkça hüküm bulunmazsa, bu iş için (icma) var ise, öyle yapılmasını emrederdi. İcma, sözbirliği demek olup, bir işi, Eshab-ı kiramın hepsinin aynı suretle yapması veya söylemesi demektir. İmam-ı A’zam, Eshab-ı kiramın sözlerini, kendi kavillerinin üstünde tutmuştur. Onların, Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) yanında, sohbetinde bulunmak şerefiyle kazandıkları derecelerin büyüklüğünü, herkesten daha iyi anlamıştır. (Bkz. İcma)

3. Kıyas: Bir işin nasıl yapılması lazım olduğu, icma ile veya Sahabe sözü ile de bilinemezse, kendisi kıyas yaparak hüküm verirdi. Onun bu kıyas yoluna, “re’y yolu” veya “ictihad” da denir (Bkz. İctihad). Kıyas, Kur’an-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerde hakkında açık hüküm bulunmayan bir işi, hakkında açık hüküm bulunan bir diğer işe benzeterek hükme bağlamaktır. (Bkz. Kıyas)

4. İmam-ı A’zam, nasslardan (ayet ve hadislerden), icma ve kıyastan başka istihsan ve örfler ile de hüküm verirdi. Bu kadar var ki, örfün, İslamiyette yasak olduğu açıkça bildirilen bir hükme aykırı olmaması lazımdır.

İstihsan: Daha kuvvetli görülen bir husustan dolayı, bir meselede benzerlerinin hükmünden başka bir hükme dönmektir. Yani dînen mûteber olan bir tercih sebebine dayanarak, bir delîli buna aykırı düşen başka bir delilden üstün tutup, buna göre hüküm vermektir.

İmam-ı A’zam’ın talebeleri ve mezhebinin yayılması: İmam-ı A’zam’ın yetiştirdiği talebelerin sayısı yaklaşık 730 civarındadır. Bunların birçoğu, din bilgilerinde ictihad derecesine yükselmiştir. Oğlu Hammad, talebelerinin ileri gelenlerindendir. İmam-ı Ebû Yûsuf ve İmam-ı Muhammed Şeybanî, iki yüksek talebesi olup “İmameyn” lakabı ile meşhur olmuşlardı. Bir dînî meselede İmameynin ictihadı, İmam-ı A’zam’ın ictihadı ile eşit tutulurdu. Hanefî mezhebindeki bir müftî, İmam-ı A’zam’ın sözüne uygun fetva verir. Aradığını onun sözünde açıkça bulamazsa, İmam-ı Ebû Yûsuf’un sözünü alır. Onun sözlerinde bulamazsa, İmam-ı Muhammed Şeybanî’nin sözlerini alır. Ondan sonra İmam-ı Züfer, daha sonra Hasan bin Ziyad’ın sözünü alır. Her asırda Hanefî mezhebinde çok yüksek alimler yetişmiştir. Evliyanın büyüklerinden Muhammed Şaziliyye, İmam-ı Rabbanî gibi zatlar bu mezhebe bağlıydılar. Osmanlılar zamanında yetişen alimlerin çoğu Hanefî mezhebindendi. Molla Fenarî, Molla Güranî, Ahmed ibni Kemal Paşa, Ebussuud Efendi, İmam-ı Birgivî, İbn-i Âbidîn bu alimlerden bazılarıdır.

Hanefî mezhebinin bilgileri, sonraki alimlere şu üç yoldan gelmiştir.

1. Usûl haberleri: Bunlara zahir haberler de denir. Hanefî mezhebinin imamı olan İmam-ı A’zam Ebû Hanîfe’den ve talebelerinden gelen haberlerdir. Bu haberler, İmam-ı Muhammed Şeybanî’nin altı kitabı ile bildirilmiştir. Bu altı kitap; El-Mebsût, Ez-Ziyadat, El-Cami-us-Sagîr, El-Cami-ul-Kebîr, Es-Siyer-üs-Sagîr, Es-Siyer-ül-Kebîr’dir. Usûl haberlerini toplayan, Hakim Şehid Muhammed Tirmizî’dir. Bunun Kafî kitabı meşhûrdur. Pekçok şerhi olan bu kitabın en meşhur şerhi İmam-ı Serahsî hazretlerinin yazdığı otuz ciltlik Mebsût’tur.

2. Nevadir haberleri: Yine bu imamlardan gelen haberlerdir. Fakat, bu haberler, o altı kitapta bulunmayıp, ya İmam-ı Muhammed’in El-Kîsaniyat, El-Harûniyat, El-Cürcaniyat, Er-Rukiyyat adındaki başka kitapları ile bildirilmiştir. Bu dört kitap, yukarıdaki altı kitap gibi, açıkça ve sağlam gelmiş olmadığından, bu haberlere “zahir olmayan haberler” de denir. Yahut, başkalarının kitabları ile bildirilmişlerdir. Mesela, İmam-ı A’zam’ın talebesinden Hasan bin Ziyad’ın Muharrer ve İmam-ı Ebû Yûsuf’un Emalî adındaki kitapları ile bildirilmiştir.

3. Vakı’at haberleri: Üç imamdan bildirilmiş olmayıp, bunların talebelerinin ve onların talebelerinin ictihad ettikleri meselelerdir. Böyle haberleri, ilk toplayan Ebülleys-i Semerkandî olup, Nevazil kitabını yazmıştır.

Osmanlı alimlerinden Şeyhulislam olanların hazırladığı ve sonradan derlenmiş Fetvalar, Hindistan alimleri tarafından hazırlanan Fetava-yı Hindiyye (Fetava-ı Âlemgiriyye), ayrıca bir kanun metni şeklinde tedvin edilmiş olan ve Ahmed Cevdet Paşanın başkanlığında bir heyet tarafından hazırlanan Mecelle de Hanefî mezhebinin fıkhî hükümlerini bildirmektedir. Osmanlı Devleti zamanında yetişen büyük fıkıh alimlerinden İbn-i Âbidîn Seyyid Muhammed Emin Efendinin hazırladığı ve kendi zamanına kadar yazılmış en mûteber fıkıh kitaplarının bir hülasasını, özünü teşkil eden beş ciltlik Reddül-Muhtar kitabı da Hanefî mezhebini bildiren en kıymetli kaynaklardandır.

Ayrıca günümüz Türkçesi ile kaleme alınmış ve yüzlerce eserin incelenmesi ile meydana getirilmiş olan Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye kitabı da, Hanefî mezhebinin esaslarını bildiren çok geniş ve en kıymetli bir eserdir. Bu kitap İhlas A.Ş. tarafından neşredilmiş ve İngilizceye de tercüme edilmiştir.

Hanefî mezhebi, Abbasî, Selçuklu ve Osmanlı devletlerinin hakim olduğu bütün ülkelere yayılmıştır. Bugün dünya yüzünde bulunan Müslümanların yarıdan fazlası ve Ehl-i sünnetin pek çoğu, Hanefî mezhebine göre ibadet etmektedir.

Âlimlerin çoğu, diğer mezheplerin de hak olduğunu, fakat Hanefî mezhebinin hükümlerinin daha doğru olduğunu söylemişlerdir. Bunun için İslam memleketlerinin çoğunda Hanefî mezhebi yerleşmiştir. Türkistan ve Hindistan’ın ve Anadolu’nun hemen hemen hepsi Hanefîdir.

 
Alt 22.02.09, 16:05   #3
ReaL FrieNd ; )

Şafii mezhebi hakkında bilgi


Şafii mezhebi hakkında bilgi

Şafii mezhebi ( Arapça: {{Arapça|شافعي مذاهب}}) veya ''Şafiilik'', bir İslam dini fıkıh (İslam hukuku) mezhebi. Kelime olarak şifa veren manasında Allah'ın bir ismidir.

İmam-ı Şafii'nin (Hicri 150 (MS. 767), Gazze - Hicri 204 (MS. 820), Kahire) kendi usulüne göre şer'i delillerden çıkardığı hükümlere ve gösterdiği yola Şafii Mezhebi denir. Ehl-i sünnet itikadında olan müslümanlardan, amellerini yani ibadet ve işlerini, bu mezhebin hükümlerine uyarak yapanlara Şafii denir. Şafiilik olarak da anılır. Şafii mezhebi dört büyük fıkıh mezhebinden birisidir.

Îtikadda inanılacak şeylerde mezheplere ayrılmaya izin verilmemiştir. İslamiyetin bildirdiği tek îtikad vardır. Bu, Ehl-i sünnet vel-cemaat îtikadıdır. Amelde, yapılacak işlerde ise ayrılığa izin verilmiştir. Onun için mezhep imamı müctehid alimler dinde hükmü açıkça bildirilmeyen şeyleri, açıkça bildirilenlere benzeterek hükümlerini ortaya çıkarmışlardır. Bu hükümler, onların ictihadlarıdır. Her müctehid alimin ictihadlarına o müctehidin mezhebi denir. Farklı ictihadlardan farklı mezhepler doğmuştur. Müctehidler arasındaki bu ayrılık Müslümanlar için rahmettir ve işlerinde kolaylıktır (Bkz. İctihad). Amelde diğer Ehl-i sünnet mezhepleri Hanefî, Malikî ve Hanbelî mezhepleridir.

Şafiî mezhebinin kurucusu olan İmam-ı Şafiî’nin asıl adı İmam-ı Ebû Abdullah Muhammed bin İdris’tir. Dedesinin dedesi Şafiî, Kureyş kabîlesinden ve Eshab-ı kiramdan olduğu için kendisi ve mezhebi Şafiî adıyla meşhur olmuştur. Şafiî’nin, dedesinin dedesi de Haşim bin Abd-i Menaf’tır. İmam-ı Şafiî, büyük müctehid ve mezheb reisidir. 767 (H.150) senesinde Gazze şehrinde doğdu. 820 (H.201) yılında Mısır’da vefat etti. Karafe Kabristanındadır. İki yaşında, Medîne’ye götürüldü. İmam-ı Malik’ten ders okudu.Yedi yaşında hafız oldu. Hadis, fıkıh, lügat ve edebiyatta çok yükseldi. Vera, takva ve her hareketinde salah, iyilik üzere olmasında, zamanında eşi yoktu. İmam-ı Ahmed bin Hanbel’in hocasıdır. 810 yılında Bağdat’a, 812’de Mekke’ye, 814’te Mısır’a geldi. Usûl-i fıkıh ilmini ilk yazanlardandır. Hadis ilminde Sünen ve Müsned ve usûl-i fıkıh ilminde Kitab-ül-Ümm usûl-i fıkıh ilminde Er-Risale adlı eserleri çok kıymetlidir. (Bkz. İmam-ı Şafiî)

Şafiî mezhebindeki usûl: İmam-ı Şafiî’nin, talebelerinin ve kendisine süal soranların dînî müşküllerini hallederken ortaya koyduğu ve takip ettiği usûller, Şafiî mezhebinin temel kaideleri olmuştur. Bu mezhebin usûlleri de, diğer bütün müctehidlerin usûlüne benzemekle beraber, bazı farklılıkları da vardır.

Bütün müctehidler, bir işin nasıl yapılacağını Kur’an-ı kerîmde açık olarak bulamazlarsa, hadîs-i şerîflere bakarlar. Hadîs-i şerîflerde de açıkça bulamazlarsa, bu iş için (icma) var ise, ona uyarlar. İcma, Eshab-ı kiramın ve onlardan sonra gelen Tabiîn denilen alimlerin bir meseledeki sözbirliğine denir (Bkz. İcma). Bir işin nasıl yapılması lazım olduğu icma ile de bilinmezse, müctehidler kendileri kıyasta bulunarak ictihad ederler; meselenin dînî hükmünü bildirirler. Kıyas, Kur’an-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde, hakkında açık bir hüküm bulunmayan bir işi, açık hüküm bulunan diğer bir işe benzeterek hükme bağlamaktır. Buna ictihad denir. (Bkz. Kıyas)

İmam-ıŞafiî, ictihadlarında, İmam-ı A’zam’ın kıyas işinde takip ettiği (Re’y yolu) ile, İmam-ı Malik’in takip ettiği (Rivayet yolu)’nu birleştirerek, ayrı bir ictihad yolu kurdu. İmam-ı Şafiî, Medîne-i münevverede oturan İmam-ı Malik’in sohbetlerinde bulunarak onun yolunu öğrendikten sonra, Bağdat tarafına gelerek, İmam-ı A’zam’ın talebesinden okuyup, bu iki yolu birleştirdi. Ayrı bir ictihad yolu kurdu. Kendisi çok beliğ, edib olduğundan, ayet-i kerîmelerin ve hadîs-i şerîflerin ifade tarzına bakıp kuvvetli bulduğu tarafa göre iş görürdü, iki tarafı kuvvetli bulmazsa, o zaman kıyas yoluyla ictihad ederdi.

Şafiî mezhebinin alimleri ve yazılan eserler: Usûl-i fıkıh ilmindeki meseleleri ilk defa tasnif edip, kitaba yazan İmam-ı Şafiî’dir. Bu ilimdeki eserinin adı Er-Risale fil-Usûl’dür. Kitab-ül-Ümm, Emalî-i Kebîr ve Fıkh-ul-Ekber adındaki eserleri, fıkıh ilmine ait olup, İmam-ı Şafiî’nin ictihad ederek bildirdiği meseleleri içine alan yedi cilttirler. Hadîs ilmine dair Kitab-üs-Sünen ve Müsned ile İhtilaf-ül-Hadîs adındaki eserleri pek meşhurdur. Bunlardan başka Ahkam-ul-Kur’an, El-Mevaris, Edeb-ül-Kadî, Fedail-i Kureyş, İsbat-ün-Nübüvve ver-Redd-i Alel Berahime, Mebsût ve Muhtasar adında eserleri de vardır.

İmam-ı Şafiî’nin ilim sohbetlerinde ve derslerinde bulunarak yetişen alimlerden başlıcaları Hanbelî mezhebi reisi İmam-ı Ahmed bin Hanbel, İshak bin Raheveyh, Ez-Za’feranî, Ebû Sevr İbrahim bin Halid, Ebû İbrahim-i Müzenî, Rebî bin Süleyman-ı Muradî,... gibi yüksek alimlerdir. Daha sonraki asırlarda Şafiî mezhebinde yetişmiş meşhur alimlerden bazıları şunlardır: Hadîs alimlerinden İmam-ı Nesaî, kelam (akaid) alimlerinden Ebü’l-Hasan-ı Eş’arî, İmam-ı Maverdî, İmam-ı Nevevî, İmam-ül-Haremeyn Abdülmelik bin Abdullah, İmam-ı Gazalî, İbn-i Hacer-i Mekkî...

İmam-ı Nesaî’nin Sünen’i meşhurdur. İmam-ı Eş’arî, Ehl-i sünnet îtikadının iki imamından birisidir. Hocalarının zinciri İmam-ı Şafiî’ye ulaşır. İmam-ı Maverdî’nin Ahkam-üs-Sultaniyye ve El-Havî adlı fıkıh ilmine ait eseleri çok kıymetlidir. İmam-ı Nevevî çok kitap yazmış olup, Minhac-üt-Talibin adlı eseri meşhurdur. İbn-i Hacer-i Mekkî’nin fetvaları ve Savaık kitabı, Minhac şerhi olan Tuhfe’si ve Zevacir’i çok kıymetlidir. Hayrat-ül-Hisan adındaki eseri de kıymetlidir. İmam-ı Gazalî’nin eserleriyse pekçoktur. 75’ten fazla kitabı vardır. Ömrünün her gününe 18 sayfa düşmektedir. En meşhurları İhya-ü Ulûmiddîn, Kimya-i Seadet, Eyyühel-Veled’dir. (Bkz. İmam-ı Gazalî)

Mezhebin yayılması: Hanefî mezhebinden sonra en çok Şafiî mezhebi yayılmıştır. İmam-ı Şafiî daha hayattayken, Harameyn (yani Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevvere) ve Filistin’de yaşayan Müslümanlar arasında tamamen bu mezhep yayıldı. Şimdi de Şafiîler; Mısır’da, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da, Arabistan’da ve Dağıstan’da yaşayan Müslümanlar arasında çoktur.
Şafii Mezhebine Bağlı Bilginlerden Bazıları
Hadis bilginlerinden İmam-ı Nesai, kelam (akaid) bilginlerinden Ebul-Hasen-i Eşari, İmam-ı Maverdi, İmam-ı Nevevi, İmam-ül-Haremeyn Abdülmelik bin Abdullah, İmam-ı Gazali, İbni Hacer-i Mekki, Kaffal-ı Kebir, İbni Subki, İmam-ı Suyuti v.b.

İmam-ı Nesai'nin "Sünen"i meşhurdur, İmam-ı Eşari, Ehl-i sünnetin itikaddaki iki imamından birisidir. Hocalarının zinciri İmam-ı Şafii'ye ulaşır.

 
Alt 22.02.09, 16:06   #4
ReaL FrieNd ; )

Maliki mezhebi hakkında bilgi


Maliki mezhebi hakkında bilgi

Maliki mezhebi veya ''Malikilik'', bir İslam dini fıkıh (İslam hukuku) mezhebi. Adını kurucusu olan İmam Malik'ten alır. İmam Malik'in kendi usulüne göre şer'i delillerden çıkardığı hükümlere ve gösterdiği yola ''Maliki Mezhebi'' denir. Ehl-i sünnet itikadında olan müslümanlardan, amellerini yani ibadet ve işlerini, bu mezhebin hükümlerine uyarak yapanlara Maliki denir. ''Malikilik'' olarak da anılır. Maliki mezhebi, Ehl-i sünnet'e bağlı dört büyük fıkıh mezhebinden birisidir. maliki insanlar diger mezhepler gibidir

 
Alt 22.02.09, 16:07   #5
ReaL FrieNd ; )

Hanbeli mezhebi hakkında bilgi


Hanbeli mezhebi hakkında bilgi

İslamiyette Ehl-i sünnet itikadı üzerine olan ameldeki dört hak mezhebden biri. Diğerleri; Hanefi, Şafii, Maliki mezhebleridir. (Bkz. İlgili maddeler)

Allah, bütün Müslümanlardan aynı imanı istemektedir. İslamiyette imanda, itikadda tefrikaya (ayrılığa) kesinlikle izin verilmemiştir. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin inandığı ve bildirdiği ve Eshab-ı kiramın naklettiği gibi iman eden Müslümanlara Ehl-i sünnet ve’l-cemaat veya kısaca “Sünni” denir (Bkz. Ehl-i Sünnet).

Sünni büyük İslam müctehidleri tarafından Kur’an-ı kerim ve hadis-i şeriflerde hükmü açıkça bildirilmemiş olan ibadetlerin ve günlük muamelelerin tarifinde ve yapılışında her bir müctehid tarafından farklı ictihadlarla gösterilen ve Allahü tealanın rızasına kavuşturan yollara “ameli mezhebler”, bu yolu gösteren İslam alimine de “mezheb imamı” denilmiştir. Mezheb imamı olan büyük İslam alimlerinin aralarındaki böyle ictihad ayrılıklarına dinin sahibi izin vermiş ve bu hal her zaman ve her yerde Müslümanların İslamiyete dosdoğru uymalarını temin ederek, Müslümanlar için rahmet olmuştur (Bkz. Mezheb, İctihad). Nitekim hadis-i şerifte; “Âlimlerin (müctehidlerin) mezheblere ayrılması rahmettir.” buyrulmuştur.

Hanbeli mezhebi, büyük İslam alimi ve mezheb imamı olan Ahmed bin Hanbel’in yoludur (Bkz. Ahmed bin Hanbel). Ehl-i sünnet itikadında olan Müslümanlardan amellerini, ibadetlerini bu mezhebin hükümlerine uyarak yapanlara “Hanbeli” denir.

Hanbeli mezhebinin kurucusu: Bu mezhebin kurucusu, İmam-ı Ahmed bin Hanbel’dir. 780 (H. 164) de Bağdat’ta doğmuş, 855 (H.241) te orada vefat etmiştir. Hadis ve fıkıh ilimlerinde zamanının bir tanesiydi. İlmi ve kemali çok yüksekti. Üç yüz bin hadis-i şerifi ezbere bilirdi. Öldüğü zaman cenaze namazını yüz kırk bin kişi kıldı.

Hanbeli mezhebinde takib edilen usûl: Ahmed bin Hanbel’in talebelerinin ve kendisine sual soranların müşkillerini hallederken, ortaya koyduğu ve takib ettiği usûller, Hanbeli mezhebinin temel kaideleri olmuştur. İmam-ı Ahmed bin Hanbel, rahmetullahi aleyh, dini müşkillerin hallinde sırasıyla şu kaynaklara başvurmuştur:

1. Kitap ve sünnet: Bütün müctehidler gibi Ahmed bin Hanbel de bir işin nasıl yapılacağını Kur’an-ı kerimde açık olarak bulamazsa, hadis-i şeriflere bakar, bunlarda bulabilirse ona göre hüküm verirdi.

2. İcma ve sahabe kavli: Hadis-i şeriflerde de açıkça bulamadığı bir iş için, icma var ise, öyle yapılmasını bildirirdi. İcma, Eshab-ı kiramın hepsinin aynı sûretle yapması veya söylemesi demektir. İcmaya “sözbirliği” de denir. Eshab-ı kiramdan sonra gelen Tabiinin de icmasını delil, senet kabûl etmiştir. Sahabe kavli (sözü, ictihadı) bulunan bir meselede, kendi ictihadına göre hüküm vermezdi. Sahabenin sözüne göre hüküm verirdi. Hatta, sahabe sözü bulamadığı husûslarda, Tabiinin büyüklerinden olan müctehidlerin ictihadını, kendi re’yine tercih ederdi.

3. Bir mesele hakında, Sahabe veya Tabiine ait bir re’y (ictihad) bulamazsa, zayıf ve mürsel hadislerle amel eder, ona göre hüküm verirdi. Zayıf hadisin de, sahih hadisin bir çeşidi olduğunu göz önünde tutardı. (Bkz. Hadis)

4. Kıyas: İmam-ı Malik’in “Rivayet yolu”nu ve İmam-ı A’zam’ın “Rey ve Kıyas yolu”nu almış ise de, pekçok hadis-i şerif ezberlediğinden, önce hadis-i şeriflerin birbirini kuvvetlendirmesine bakarak ictihad etmiştir (Bkz. Kıyas, İctihad). İctihadda bu usûl, sadece Ahmed bin Hanbel’e aittir.

Hanbeli mezhebinin alimleri ve yazılan eserleri: Hanbeli mezhebinde birçok alim yetişmiştir. Bu alimlerin başında, Ahmed bin Hanbel’in kendi oğulları Salih ve Abdullah gelmektedir. Ebû Bekir el-Esrem, Abdülmelik el-Meymûni, Ebû Bekir el-Mervezi, Harb bin İsmail, İbrahim bin İshak el-Harbi gibi alimler, Ahmed bin Hanbel’in bizzat kendisinden fıkıh ilmini öğrenmişlerdir. Bu mezhebin esasını yaymak husûsunda üstün gayret gösteren alimlerden biri de Ebû Bekir el-Hallal (ölm. 311 H.)dir. Seyyid Abdülkadir Geylani de, Hanbeli mezhebinin esaslarını yayan alimlerdendir.

Ahmed bin Hanbel’in El-Müsned’i en meşhur eseridir. Oğlu Salih, çeşitli kimselere yazdığı (Mektuplar)la babasının mezhebini yaymıştır. Abdülkadir Geylani Futûhul Gayb ve Günyetüt-Talibin kitapları ile, Abdurrahman el-Cezeri’nin Kitabül-Fıkhı alel Mezahibil-Erbaa’sında, bu mezhebin esasları en geniş şekilde açıklanmaktadır. El-Mugni, El-İkna, Bülûgul-Emani adındaki eserler de Hanbeli fıkhı üzere yazılmıştır.

Hanbeli mezhebinin yayılması: Bu mezhep, Şam ve Bağdat taraflarında çok yayılmıştı. Şimdi azalmıştır. Arabistan’da da mensupları vardı.

Bugün Arabistan Yarımadasında bulunan Vehhabilerin bir kısmı kendilerine Hanbeli demektedirler. Vehhabiliğin bozuk inanışlarının kaynağı olan İbn-i Teymiyye ve bunun yolunda yürüyen İbn-i Cevziyye’nin de Hanbeli olduğu iddia edilirse de gerek İbn-i Teymiyye ve İbn-i Cevziyye, gerekse Vehhabilerin inançları, amelleri incelendiğinde, Hanbeli mezhebinden ayrıldıkları ve bu mezheble bir bağlılıkları olmadığı görülmektedir. Bu bakımdan “Hanbeli mezhebindeyiz” diyen Vehhabilerin bu mezheple alakalarının olmadığı açıkça ortadadır. Vehhabilik, Ehl-i sünnete uymayan bozuk yollardan biridir. (Bkz. Vehhabilik)

 
Cevapla
Etiketler
bilgi, hakkında, mezhepler, mezhepler hakkında

Seçenekler
Stil

Benzer Konular : Mezhepler hakkında bilgi

Renkler hakkında ansiklopedik bilgi Rumeysa Bunları Biliyormuydunuz 0 11.02.12 15:19
İslam'da melekler hakkında bilgi ErkeR Fıkıh Kösesi 0 22.02.09 15:54
DSL hakkında bilgi ErkeR internet ve Teknoloji 0 22.02.09 15:45
Kablosuz ağ hakkında bilgi ErkeR internet ve Teknoloji 6 22.02.09 15:42
Bilgisayar hakkında bilgi ErkeR Bilgisayar Konuları 1 22.02.09 15:22

Tüm Zaman Ayarları GMT +2 olarak düzenlenmiştir. Şuan Saat: 10:40.
Videolari, Video izle Albüm Indir Yeni Albümler Seri Albümler, yenialbum Albüm Paylasim
© Mercekport ©